Filistin Kurtuluş Örgütü lideri Yaser Arafat, Paris'te öldü

Filistin Kurtuluş Örgütü lideri Yaser Arafat, Paris yakınlarındaki bir askeri hastanede öldü.

Filistin Kurtuluş Örgütü lideri Yaser Arafat, Paris'te öldü

TARİHTE BUGÜN / 11 KASIM
 
 1914    Osmanlı İmparatorluğu, I. Dünya Savaşı'nda İtilaf Devletlerine savaş ilan etti. İttihat ve Terakki’nin ihtiras ve basiretsizliği sonucu savaşa giren Osmanlı, savaş sonunda dağılma sürecine girmiş ve Mustafa Kemal’in yaptığı ihtilal ile de tarih sahnesinden silinmiştir.
 
 1918    Almanya ile Müttefikler, I. Dünya Savaşı'nı bitiren anlaşmayı imzaladı. Birinci Dünya Savaşı 28 Temmuz 1914’te başlayan ve 11 Kasım 1918’de sona eren Avrupa merkezli küresel savaştır. İkinci Dünya Savaşı’nın çıkmasına kadar Dünya Savaşı veya Büyük Savaş olarak adlandırılmıştır. Zamanın Büyük Güçler’i  iki tarafa ayrılarak savaşta yer almışlardır: İtilaf Devletleri (Birleşik Krallık, Fransa ve Rusya’nın Üçlü İtilaf’ı merkezlidir) ve İttifak Devletleri (asıl olarak Almanya, Avusturya-Macaristan ve İtalya’nın Üçlü İttifak’ı merkezlidir; fakat Avusturya-Macaristan anlaşmaya karşı saldırıya geçtiği için İtalya savaşa girmemiştir.) Bu ittifaklar yeniden yapılanmış (İtalya İtilaf Devletleri’nin tarafında geçmiştir) ve yeni devletlerin savaşa girmesiyle genişlemiştir. Nihayetinde 60 milyon Avrupalı dâhil olmak üzere 70 milyon askeri personel tarihin en büyük savaşlarından biri için seferber edilmiştir. Yeni teknolojiler sayesinde silahların öldürücülüğünde görülen muazzam ilerlemeye karşılık savunma ve hareketlilikte aynı miktarda gelişme olmaması sonucu yaklaşık 9 milyon muharip hayatını kaybetmiştir. Böylece bu savaş dünya tarihindeki en çok zayiat verilen altıncı savaş olmuş ve savaşa katılan devletlerde birçok politik değişikliğe ve devrimlere yol açmıştır.

1942    Varlık Vergisi'ne ilişkin yasa TBMM'de kabul edildi. Varlık Vergisi, 11 Kasım 1942 tarih ve 4305 sayılı kanunla konulan olağanüstü servet vergisinin adıdır.
Varlık Vergisi kanununun resmi gerekçesi, hükümet tarafından "olağanüstü savaş koşullarının meydana getirdiği yüksek kârlılığı vergilemek" olarak dile getirilmiştir. Oysa basına kapalı olarak yapılan CHP grup toplantısında başbakan Şükrü Saracoğlu'nun vurguladığı gerekçeler farklıdır:
"Bu kanun aynı zamanda bir devrim kanunudur. Bize ekonomik bağımsızlığımızı kazandıracak bir fırsat karşısındayız. Piyasamıza egemen olan yabancıları böylece ortadan kaldırarak, Türk piyasasını Türklerin eline vereceğiz."
"Bu memleket tarafından gösterilen misafirperverlikten faydalanarak zengin oldukları halde, ona karşı bu nazik anda vazifelerini yapmaktan kaçınacak kimseler hakkında bu kanun, bütün şiddetiyle uygulanacaktır.
Varlık Vergisi kanunu ile toplam 314.900.000 TL vergi tahsil edildi. Bu sayının %70'i İstanbul'da toplandı. Toplam tahsilat, 394 milyon TL olan 1942 devlet bütçesinin %80'ini buluyordu.
1935 sayımında Türkiye nüfusuna oranı %1,98 olan gayrımüslim azınlıklar, vergiden sonra başlayan göç nedeniyle 1945'te %1,56'ya ve 1955'te %1,08'e düştü. Cumhuriyetin ilanından sonra ekonomik kalkınma sahasında parmağını kıpırdatmayan CHP yönetimi, iç ve dış ticaretin ipini yahudi ve Rum azınlığın eline vermişti. Halkın bu süre içindeki perişanlığına aldırış etmeyen yöneticiler, II. Dünya savaşı patlak verince, milletvekillerinin bile maaşını karşılayamaz duruma gelmiş ve hem azınlıklara hem de sıradan vatandaşlara çok ağır gelen ve dünyada bir benzeri bulunmayan Varlık Vergisi’ni icat etmişti.

1965 Afrika'daki son İngiliz sömürgesi Rodezya bağımsızlığını ilan etti. Rodezya Cumhuriyeti), 1965'ten 1978'e kadar Afrika'nın güneyinde var olmuş eski bir devlet olup şimdiki adı Zimbabve’dir.

1970 İnsanlığa Karşı Savaş Suçlarının Zaman Aşımına Uğramazlığı Avrupa Sözleşmesi yürürlüğe girdi. Türkiye sözleşmeyi onaylamadı.

1973   Siyonist İsrail ile batı yanlısı Enver Sedat yönetimindeki Mısır, ateşkes imzaladı. Arap-İsrail Savaşı  Ramazan Savaşı, Dördüncü Arap-İsrail Savaşı olarak da bilinen ve dört Arap devleti ile siyonistler arasında 6-Ekim’de başlayan savaşın ardından imzalanan ateşkes antlaşması ile savaştan kâr ile çıkan yine siyonistler oldu.

1975 Angola Halk Cumhuriyeti kuruldu. Angola güneybatı Afrika'da, Namibya, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Zambiya ile komşu olan, batısında Atlas Okyanusu bulunan bir ülkedir. Angola'ya ait olan ve ülkeye sınırı olmayan yakındaki Cabinda ili de Kongo Brazaville ile sınıra sahiptir. Eski bir Portekiz sömürgesi olan ülkenin önemli ölçüde doğal kaynakları vardır (Petrol ve elmas en önemlileri). Ülke, şu anda ünvan olarak bir demokrasidir ve Angola Cumhuriyeti adını taşır.

1996 Anavatan Partisi, ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, "Devlet, emniyet içinde Milli İstihbarat Teşkilatı'na, alternatif bir örgüt oluşturdu. Bugünden sonra, devlet can güvenliğimizi sağlar diye güvenmeyin" dedi. Devlet içindeki benzeri oluşumlarda (özel harekat, jitem gibi) imzası bulunan Mesut Yılmaz’ın bu açıklamayı hangi amaçla yaptığı anlaşılamadı.

1997   Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü, kumarın bir çeşidi olan ''Sayısal Loto''yu başlattı. Devlet, ekran karşısında her hafta tüm halkı en cezbedici reklamlar eşliğinde kumar oynamaya teşvik etmekte ve ahlaken çökertmekteydi.

2003 : Cumhurbaşkanı Sezer'in bir kez daha görüşülmek üzere iade ettiği yoksul çocukların özel okullarda okutulmasını öngören yasal düzenleme,TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Milli Eğitim Temel Kanunu'nda değişiklik yapan yasa metninden çıkarıldı. Sezer’in çoğu zaman laikçilik adına Ak Parti’nin önünü kesme operasyonlarından biri gibi görünen bu veto onyıllardır yoksullaştırılıp yardımsız bırakılan halk için sıkıntıların artmasına yol açıyordu.


2004   Filistin Kurtuluş Örgütü lideri Yaser Arafat, Paris yakınlarındaki bir askeri hastanede öldü. Arafat'ın cenazesi 12 Kasım 2004'te Kahire'de düzenlenen törenden sonra Ramallah'ta defnedildi. Siyonist israil’e tavizler vererek Filistin devletinin tanınacağını sanan Arafat, ABD’nin teşvikiyle birçok tavizler vermiş ve iddialara göre yine İsrail ajanları tarafından zehirlenerek hayatını kaybetmişti.

2005 : Cumhurbaşkanı Sezer, AİHM’nin Leyla Şahin hakkında aleyhteki kararı ile ilgili olarak, “Konu artık kapanmıştır” derken, Başbakan Erdoğan, kararı genelleştirme gayreti içine girmenin art niyetli davranmaktan başka bir şey olmadığını söyledi.