Resulullah (s.a.v.)'in Göğsünün Yarılması Olayı

Resulullah (s.a.v.)'in Göğsünün Yarılması Olayı
Bir ara Resulullah (s.a.v.) süt kardeşiyle birlikte süt annesi Halime es-Sa'diyye'nin davarlarını otlatmaktayken beyaz elbi­seli iki adam gelip Resulullah (s.a.v.)'i yere yatırıp karnını yardılar. Bunu gören süt kardeşi hemen Halime'nin evine doğ­ru koşarak olayı ona haber verdi.

Halime, olayın gerisini şöyle anlatıyor: Bunun üzerine ben ve süt babası, onun bulunduğu yere doğru koşarak gittik. Fakat onu, ayakta rengi sararmış şekilde bulduk. Süt babası onu ku­caklayarak:

- 'Neyin var yavrum?' diye sordu. O da:

- Beyaz elbiseli iki adam gelip beni yere yatırdılar ve kar­nımı yardılar. Sonrada karnımdan bir şey çıkarıp attılar. Son­rada karnımı yine kapatıp eski haline getirdiler' dedi. Onu alıp eve getirdik. Süt babası:

-  'Ey Halime! Çocuğumuzu cinlerin çarpmış olmasından korkuyorum. Korktuğumuz şey kendisinde görülmeden önce onu sahiplerine götürüp geri verelim' diye teklifte bulundu.

Kocamın bu teklifi üzerine Resulullah (s.a.v.)'i alıp Mek­ke'deki annesine götürdük. Oğlunu getirdiğimizi gören Ami­ne:

-  Onu yanınızda alıkoymak için çok ısrarlı idiniz, ne oldu size?' diye sordu. Onlar da:

- Onun telef olmasından ve başına bazı haller gelmesin­den korkuyoruz' dediler. Sonra da olayı ona anlattılar. Amine:

-  'Şeytanın ona zarar vermesinden mi korktunuz. Hayır, hayır. Allah'a yemin ederim ki, şeytan ona zarar vermek için hiçbir zaman fırsat bulamayacaktır. Allah'a yemin ederim ki, oğlum büyük adam olacaktır' dedi. Daha sonra annesi Amine:

-  Onun (büyük bir adam olacağı) haberini size anlatayım mı?' dedi. Biz de:

-  Evet!'dedik. Oda:

-  Ona hamile olduğum zaman sanki hiç hamile değil misim gibi hafiftim. Bir gün rüyamda, karnımda bir nurun Şam'ın köşklerini aydınlattığını gördüm. Doğduğu zaman ise ellerine dayanmış ve sanki konuşmak istercesine başını sema­ya kaldırmış gibi garip olaylar gördüm' dedi.[37]

İbn Kesîr, Resulullah (s.a.v.)'in göğsünün yarılması olayı ile ilgili olarak şöyle der:

"Bu hadis, başka yollarla rivayet edilmiştir. Bu, siyer ve meğazi alimleri arasında dolaşan meşhur hadislerdendir.

Resulullah (s.a.v.)'in göğsünün yarılması olayı, üç yaşla­rında çocukken Halime es-Sa'diyye'nin yanında bulunduğu sırada meydana gelmiştir. Yine İsra ve Miraç'tan önce de ben­zeri başka bir olay daha meydana gelmişti. Bu olayda; Resulullah (s.a.v.)'in göğsü yarılmış, şerefli kalbi çıkarılmış, zemzem suyu ile yıkanmış, kalbinden şeytanın payı çıkarılmış ve kalbi ilim ve hikmetle doldurulmuştur."[38]

İbn İshâk, "es-Siyer" adlı kitabında naklettiğine göre; sa­habelerden bazıları bir gün Resulullah (s.a.v.)'e:

-  'Bize kendinden söz et' dediler. Resulullah (s.a.v.)'de:

-  'Ben, atam İbrahim'in duası,[39] İsa'nın müjdesi[40] ve an­nemin bana hamileyken Şam köşklerini aydınlatan bir nurun kendisinden çıktığını gördüğü rüyasıyım.' Sa'd b. Bekr oğulla­rı kabilesinde süt emdim. Bir ara ben orada davarlarımızı ot­latmaktayken beyaz elbiseli iki adam yanıma geldi. Beraberle­rinde içi kar dolu altından bir leğen vardı. Beni yere yatırıp karnımı yardılar. Sonrada kalbimi çıkarıp yardılar. Ondan si­yah bir kan pıhtısı çıkarıp attılar. Sonrada kalbimi ve karnımı, o kar ile yıkadılar. Tertemiz hale geldikten sonra kalbimi yeri­ne koyup karnımı eski haline döndürdüler. Bu işi tamamladık­tan sonra biri, diğer arkadaşına:

-  'Onu, kendi ümmetinden on kişi ile tart' dedi. O da, tarttı ve o on kişiye denk geldi. Sonrada:

-  'Ümmetinden yüz kişi ile tart' dedi. O da, tarttı ve o yüz kişiye denk geldi. Sonrada:

-  'Ümmetimden bin kişi ile tart' dedi O da, tarttı ve bin kişiye de denk geldi. Sonunda:

-  'Bırak onu! Eğer onu ümmetinin tamamıyla tartsan yine de o, ümmetine denk gelir' dedi.

İbn Kesîr devamla derki: "Bu hadisin senedi, güzel ve kuvvetlidir."[41]

Kısacası: Resulullah (s.a.v.)'in göğsünün yarılması olayı, iki defa meydana gelmiştir:

1- Çocukluğunda Sa'd oğullan yurdunda süt annesi Hali­me'nin yanında bulunduğu sırada meydana gelmişti.

2- Büyüklüğünde olup bu da Buharı ve Müslim'de geçtiği üzere İsra ve Miraç gecesinde meydana gelmişti.

Resulullah (s.a.v.)'in göğsünün yarılması olayının iki defa olması, Şam Yüce Allah'ın kudreti karşısında garip bir şey sayılamaz. Çünkü günümüzde de göğsün yarılması olayı alı­şılmış bir iş haline gelmiştir. Zira operatör doktor, ameliyatlar­da normal bir şekilde hastanın göğsünü yarar, kalbini çıkarır ve ince işler icra ettikten sonra kalbi yerine kor ve göğsünü eskisi gibi kapatır. Üstelik operatör doktor, hasta üzerinde bun­ları yaparken hasta acı dahi duymaz. Daha sonra hasta, sanki hiç hasta olmamış gibi sağlam ve kuvvetli bir bünyeye kavu­şur. Artık pek çok ülkede kalp nakli ameliyatı yaygın bir iş haline gelmiştir. Bugün cerrahi ameliyatlar bile, bedenin en ince noktalarında yapılan basit ve alışılmış yani normal bir hal olmuştur.

Mesele böyle olunca, Resulullah(sav)'in göğsünün yarıl­ması olayı şanı yüce olan Allah'ın kudreti karşısında imkansız olur mu? Ki bazı imanı zayıf kimseler bunu inkar etsin!! Veya olayı batıl bir şekilde tevil etsin ve Allah bu konuda bir delil indirmedi desin!!

Muhammed Ali Sabuni