Resulullah (s.a.v.)'in Tevrat'taki Sıfatları

Resulullah (s.a.v.)'in Tevrat'taki Sıfatları
Yüce Allah'ın Resulullah (s.a.v.) ile ilgili semavi kitaplar­da vasfettiği sıfatları, bazı övülmüş özellikleri ve vasıfları yal­nızca ona mahsus kıldığını dikkatli bir şekilde incelememiz gerekmektedir. Çünkü bu konu, Resulullah (s.a.v.)'in Pey­gamber olarak gönderilişini belgeleyen önemli bilgilerdir. Bundan dolayı bu konuyu tekrar anlatmaya ihtiyaç duyduk...

İmam Buhârî, "Sahîh" adlı hadis kitabında şöyle bir hadis rivayet etmiştir:

"Abdullah b. Amr b. As'a, Resulullah (s.a.v.)'in Tev­rat'taki vasıflarından soruldu. -Zira Abdullah, müslüman ol­madan Önce Tevrat'ı okuyan birisiydi- Bunun üzerine Abdul­lah:

-  'Allah'a yemin ederim ki, Resulullah (s.a.v.), Kur'an'da geçen bazı sıfatlarıyla Tevrat'ta da vasıflanmıştır. Şöyle ki:

-  'Ey Peygamber! Biz seni insanlara bir şahit, bir müjdeci, bir korkutucu ve ümmiler (okuma-yazma bilmeyen o zamanın cahil Arapları) için de bir koruyucu olarak gönderdik. Sen el­bette benim kulum ve resulümsün. Ben sana "el-Mütevekkil" ismini verdim. Bu Peygamber; kötü huylu, katı kalpli ve çarşı­larda rast gele bağırıp çağıran birisi değildir. O, kötülüğü kötü­lükle uzaklaştırmaz. Aksine (kendisine yapılan kötülüğü) affe­der ve bağışlar. Allah, eğilip (haktan) sapan bir milleti bu pey­gamberin irşadıyla "La ilahe İllallah" tevhit sözünü söylemele­ri suretiyle doğrultmadıkça onun ruhunu almayacaktır. Allah, bu tevhid kelimesiyle; birçok kör gözleri, sağır kulakları ve kapalı kalpleri açacaktır."[57]

Gerçekten Yüce Allah, bu söz ile; haktan eğilip sapan mil­letleri düzeltti, kör gözleri açtı, ölü kalpleri diriltti, İslam nuru­nu dünyanın dört bir tarafına yaydı, dünyaya nur ile adaleti ve hikmet ile ilimi doldurdu, "La ilahe illallah" Tevhid sancağını yüceltti, cahilliye döneminde yaşayan insanların; görmeyen, işitmeyen, hiçbir kimseye zarar veremeyen ve kendisine tapa­na bir fayda sağlamayan taşlara taptıktan sonra Allah'ın dinine toplu halde girmesini sağladı. Hakkın nurunu görmeyi sapıklı­ğın kör ettiği gözleri, kelime-i tevhidi işitmeyi sapıklığın sağır ettiği kulakları ve Allah'ın varlığı ile birliğinin delillerini mü­şahede etmeyi sapıklığın perdelediği gözlen bununla açtı...

Birde bakıyorsunuz ki, bu söz sebebiyle; gözlerde ve ku­laklarda oluşan perde yok olmuş ve haktan eğrilip sapan mil­letlerin üzerine çökmüş bulut dağılmıştı!! Bundan dolayı da birçok nesillerin üzerine karanlığın çökmesinden bir müddet sonra (bu söz sebebiyle) hidayet, dünyanın dört bir tarafına yayılmıştır.

Birde bakıyorsunuz ki, bu söz sebebiyle; koyun çobanlan, milletlerin liderleri ve alemin hükümdarları olmuş!! İzzet, üs­tünlük, devlet ve hükümdarlık onların olmuş!!

Muhammed Ali Sabuni