Sâbiî Fırkaları

Sâbiî Fırkaları

Sâbiî Fırkaları:

Tevhid çizgisinden ayrılan insanların çeşitli gruplara ayrıldıkları bir gerçektir. Sâbiîler de başlıca dört fırkaya ayrılmışlardır. Bunları şöylece özetleyebiliriz[1]:

--------------------------------------------------------------------------------
 
[1] Ahmed Kalkan, Kur’an-ı Kerim Kavram Tefsiri.

1) Ruhlara Tapanlar:
 

Bu grupta olanlara göre, bu âlemin alçak şeylerden münezzeh, her şeye hâkim olan mukaddes bir yaratıcısı vardır. O yaratıcıya ise bu âlemdeki bazı vasıtalar ile yaklaşılır ki, bunlar da ruhanî varlıklardır. Ruhanîler dünyaya yıldızlarla hükmederler. Sâbiîlerin bu grubu, yıldız ve gezegenlerin, söz konusu bu ruhanîlerin heykelleri olduklarına inanırlar ve onları tâzim ederler. Yine onlara göre Allah’a yaklaşmak için yıldızlar birer vâsıtadır.

Ruhlara tapan sâbiîlerin bu grubu, tıpkı müşrik Araplar gibi Cenâb-ı Hak ile aralarına bazı aracılar koymaktadırlar ki, bu halleriyle onların durumları ile müşrikler arasında fark yoktur. [1]

--------------------------------------------------------------------------------
 
[1] Ahmed Kalkan, Kur’an-ı Kerim Kavram Tefsiri.

2) Heykellere Tapanlar:

Bu gruba dahil olanlara göre, eğer bir insan gerçek yaratıcısına ibadet etmek istiyorsa bir aracıya ihtiyacı var demektir. Bu aracının da görünen bir şey olması gerekir. Ancak ruhanîler böyle değildir. İşte bu görüşten yola çıkan sâbiîlerin bu grubu yedi gezegeni temsil eden heykeller yaptılar; daha sonra da onlara tapınmağa başladılar. Böylece putperest bir yolu takip ettiler. [1]  

--------------------------------------------------------------------------------
 
[1] Ahmed Kalkan, Kur’an-ı Kerim Kavram Tefsiri.

3) Şahıslara Tapanlar:
 

Bu gruba dahil olanların görüşleri şudur: Yıldızlar her ne kadar görünen varlıklar olsalar da bazı vakitlerde görünüp bazı vakitlerde görünmezler. O halde bu yıldızlar için putlar yapmak gerekir. Böylece putlara tapan bu insanlar, heykellere tapanlardan farklı olarak asıl ibâdeti heykellerin ötesinde Allah’a yaptıklarını söylemektedirler. Yani bu heykelleri Allah ile aralarında bir aracı kabul ederek müşrikçe bir yol takip etmektedirler. [1]  

--------------------------------------------------------------------------------
 
[1] Ahmed Kalkan, Kur’an-ı Kerim Kavram Tefsiri.

4) Hulûliye:

İbn Batuta (703-771) ve diğer bazı tarihçiler bu gruba girenleri  “Harranîler” olarak tanımlarlar. Bunların inançlarına göre dünyayı ve içindeki yıldız ve gezegenleri yaratan Allah’tır. Ancak, Allah yaratmış olduğu basit şeylere bürünür. Böylece Harranîler de yıldızları tâzim ederek ve onlara ibadet ederek putperest bir yol takip etmektedirler.

Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, sâbiîlerin tarih boyunca dinlerinde geçirdikleri değişim devrelerini şöylece özetleyebiliriz: Başlangıçta Allah tarafından gönderilen dinden inhiraf etmeleri, ruhanî varlıklara ibadet etmeleri, yıldızları tâzim etmeleri ve onlara ibadet etmeleri, nihayet bu yıldızları temsilen yeryüzünde yaptıkları putlara tapmaları. Aslında sâbiîlerin, Hz. İbrahim’in yolunu seçmeyerek kendisine muhâlefet, hatta düşmanlık etmeleriyle, sapık bir yolda oldukları belirgin bir hal almıştı. Bu olaydan sonra onların iddiaları ne olursa olsun, sahip oldukları inançları tevhid’in temsilcisi olan Hz. İbrahim tarafından reddedilmiştir.

İnsanların, inançlarını ve hayatlarını yönlendirecek vahiyden uzak düştüklerinde, inançlarının ne denli bozulmaya uğradığını, insanların nasıl gruplara bölündüğünü, dinlerinin asılları konusunda bile nasıl kargaşalar yaşandığını görmek için, sâbiîler konusu önemli bir örnektir. Neye, niçin, nasıl inanılması ve ne şekilde ibâdet edilmesi gerektiğini düşünmeyen ve atalarından miras aldıkları geleneksel dinlerini oyuncak edinen insanlar için, sâbiîlik benzeri bir  durum kaçınılmazdır. [1]  

--------------------------------------------------------------------------------
 
[1] Ahmed Kalkan, Kur’an-ı Kerim Kavram Tefsiri.